"Zaman mücadele zamanı! Şu an bir savaş içindeyiz. Bu yüzden kimseye zaman ayıracak vaktimiz yok. Sahadayım ve mesaimi sahada geçirmeyi sürdüreceğim..."
Bu sözler, Bursa'nın yeni Sağlık Müdürü Dr. Fevzi Yavuzyılmaz'a ait.
Sakın yanlış anlaşılmasın!
Görüşmemizde bunları söylerken, kapıları ziyaretçilerine kapattığı anlamını çıkartmayın hemen!..
Kovid'de durum gerçekten vahim.
Dr. Yavuzyılmaz doğruyu söylüyor ve olması gerektiğini yapıyor.
Müdürlükte, koltukta oturmuyor.
Kendisine bir 'Hayırlı olsun!' demek isteyecekseniz de öyle "çat kapı" gitmeyin.
Zaten bulamazsınız makamında.
Ve ekliyor yeni müdür:
"Sahada olmam lazım ki doktorumun, hemşiremin ve diğer bütün sağlık emekçimin ne yaptığını, ne gibi sıkıntı çektiğini görmek zorundayım... Bu yüzden onların gelmesine gerek yok! Ben giderim yanlarına... "
Vallahi bravo!
Biliyorsunuz hangi makam olursa olsun, yeni bir kurum müdürü atandığında haftalarca sürer "Hayırlı olsun!" ziyaretleri.
Ama Dr. Yavuzyılmaz'ın dediği gibi "Bugün o gün değil!"
***
Dr. Yavuzyılmaz ilimizde kamu hastanelerinde çalışan yaklaşık 200 sağlıkçının koronavirüs nedeniyle sistem dışı kaldığını söyleyerek, "Devlet, vatandaşın sağlığı için tüm imkânları seferber ediyor, sağlıkçılar da gece gündüz çalışıyor. Şu an yetiyoruz ama sınırsız, sonsuz bir imkânımız yok. Vatandaşın desteği şart! Sağlıkçılarımız çok yorgun!" dedi.
Günde ortalama 8 bin PCR testin yapıldığı ilimizde pozitif vaka sayılarında hâlâ düşüşlerin gözlenmediğini de anlatan Dr. Yavuzyılmaz şöyle konuştu:
***
"Sağlıkçılar sahada teyakkuz halinde ve gerçekten çok yorgunlar. Vatandaşımızı dikkatli davranmaya ve tedbirlere uymaya çağırıyoruz ama hâlâ ciddi bir umursamazlık söz konusu. Daha geçen gün yolda küçücük bir arabanın içine çoluk çocuk dolmuşlar ve hiçbirinde maske yoktu. En önemli tedbir korunmak, ikinci sırada tedavi gelir. Ancak her gün gördüğümüz bu görüntüler biz sağlık çalışanlarını çok ürkütüyor. Sağlıkçılarda tatil yok, izin yok ve her daim sahadalar... Her sağlıkçı birbirinin yerini tamamlamaya çalışıyor. Şoför olmayınca gerekirse hekim geçiyor direksiyonun başına... Böyle büyük özverili bir çalışma yürütülüyor... Bunca yüke ne kadar dayanırız bilemiyoruz! Vatandaşın mutlaka bu mücadelede katkı sunması gerekiyor!.."
Evet, Sağlık Müdürü Dr. Yavuzyılmaz'ın bu sözleri doğru ve aynı fotoğrafa bizler de her gün sokaklarda, caddelerde tanık oluyoruz...
Bunca hastalığa, bunca ölümlere ve bunca ikazlara rağmen böylesi görüntüler gerçekten düşündürücü.
Bu ısrar, bu inat niye?
***
Bu arada boş olan kadrolara atamaların ne zaman yapılacağı sorusunu yineledik İl Sağlık Müdürü Dr. Yavuzyılmaz'a.
Dr. Yavuzyılmaz, "Kovid'le mücadele etmekten boş kadrolara kimlerin atanacağı konusunu daha kimseyle konuşamadık, görüşemedik. Her gün hastanelerde sağlık personeli ile birlikte oluyorum. İlçe hastanelerine de gitmeye başladık. Gerçekten hiç ama hiç vaktimiz yok... Bürokratik işlerle gece 23.00'ten sonra ancak ilgilenebiliyorum..." şeklinde yanıt verdi.
***
Şehrimizdeki merkez kamu hastanelerinin acil servisleri kovid vakaları ile dolup taşıyor...
Gram azalma yok!
Sağlıkçılar koşuşturmaktan perişan, yöneticiler çaresiz!..
Bi şey yapmalı?!..
Kaynak Lale Akasoy yenidönem
Bu sözler, Bursa'nın yeni Sağlık Müdürü Dr. Fevzi Yavuzyılmaz'a ait.
Sakın yanlış anlaşılmasın!
Görüşmemizde bunları söylerken, kapıları ziyaretçilerine kapattığı anlamını çıkartmayın hemen!..
Kovid'de durum gerçekten vahim.
Dr. Yavuzyılmaz doğruyu söylüyor ve olması gerektiğini yapıyor.
Müdürlükte, koltukta oturmuyor.
Kendisine bir 'Hayırlı olsun!' demek isteyecekseniz de öyle "çat kapı" gitmeyin.
Zaten bulamazsınız makamında.
Ve ekliyor yeni müdür:
"Sahada olmam lazım ki doktorumun, hemşiremin ve diğer bütün sağlık emekçimin ne yaptığını, ne gibi sıkıntı çektiğini görmek zorundayım... Bu yüzden onların gelmesine gerek yok! Ben giderim yanlarına... "
Vallahi bravo!
Biliyorsunuz hangi makam olursa olsun, yeni bir kurum müdürü atandığında haftalarca sürer "Hayırlı olsun!" ziyaretleri.
Ama Dr. Yavuzyılmaz'ın dediği gibi "Bugün o gün değil!"
***
Dr. Yavuzyılmaz ilimizde kamu hastanelerinde çalışan yaklaşık 200 sağlıkçının koronavirüs nedeniyle sistem dışı kaldığını söyleyerek, "Devlet, vatandaşın sağlığı için tüm imkânları seferber ediyor, sağlıkçılar da gece gündüz çalışıyor. Şu an yetiyoruz ama sınırsız, sonsuz bir imkânımız yok. Vatandaşın desteği şart! Sağlıkçılarımız çok yorgun!" dedi.
Günde ortalama 8 bin PCR testin yapıldığı ilimizde pozitif vaka sayılarında hâlâ düşüşlerin gözlenmediğini de anlatan Dr. Yavuzyılmaz şöyle konuştu:
***
"Sağlıkçılar sahada teyakkuz halinde ve gerçekten çok yorgunlar. Vatandaşımızı dikkatli davranmaya ve tedbirlere uymaya çağırıyoruz ama hâlâ ciddi bir umursamazlık söz konusu. Daha geçen gün yolda küçücük bir arabanın içine çoluk çocuk dolmuşlar ve hiçbirinde maske yoktu. En önemli tedbir korunmak, ikinci sırada tedavi gelir. Ancak her gün gördüğümüz bu görüntüler biz sağlık çalışanlarını çok ürkütüyor. Sağlıkçılarda tatil yok, izin yok ve her daim sahadalar... Her sağlıkçı birbirinin yerini tamamlamaya çalışıyor. Şoför olmayınca gerekirse hekim geçiyor direksiyonun başına... Böyle büyük özverili bir çalışma yürütülüyor... Bunca yüke ne kadar dayanırız bilemiyoruz! Vatandaşın mutlaka bu mücadelede katkı sunması gerekiyor!.."
Evet, Sağlık Müdürü Dr. Yavuzyılmaz'ın bu sözleri doğru ve aynı fotoğrafa bizler de her gün sokaklarda, caddelerde tanık oluyoruz...
Bunca hastalığa, bunca ölümlere ve bunca ikazlara rağmen böylesi görüntüler gerçekten düşündürücü.
Bu ısrar, bu inat niye?
***
Bu arada boş olan kadrolara atamaların ne zaman yapılacağı sorusunu yineledik İl Sağlık Müdürü Dr. Yavuzyılmaz'a.
Dr. Yavuzyılmaz, "Kovid'le mücadele etmekten boş kadrolara kimlerin atanacağı konusunu daha kimseyle konuşamadık, görüşemedik. Her gün hastanelerde sağlık personeli ile birlikte oluyorum. İlçe hastanelerine de gitmeye başladık. Gerçekten hiç ama hiç vaktimiz yok... Bürokratik işlerle gece 23.00'ten sonra ancak ilgilenebiliyorum..." şeklinde yanıt verdi.
***
Şehrimizdeki merkez kamu hastanelerinin acil servisleri kovid vakaları ile dolup taşıyor...
Gram azalma yok!
Sağlıkçılar koşuşturmaktan perişan, yöneticiler çaresiz!..
Bi şey yapmalı?!..
Kaynak Lale Akasoy yenidönem